Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
[x]

deviantART

 

YILLIK SAYFAM

Wed Mar 5, 2008, 2:21 PM
BORA: Geçiyordun oysa, geçiyordun önümden/ Korkaktı gözlerim göremedim seni/ Yalancı kalabalıklar kuşatırken beni/ Yalnızdım oysa sende yalnızdın ama/ Nasil bulayim seni bu curcunada/ İtmeyin ulan basmayın üstüme/ Anlaşılan bu yollar dar geliyor bizlere/ Karanlıkta senin izini sürerken/ Yolumu kaybettim bir yol göster bana./ Nasil bulayim seni bu curcunada

FERHAT: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğu ile doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğu ile doğru orantılıdır. Yavaşlık ile hatırlama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey hatırlamak isteyen insan yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık., az önce yaşadığı bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Bundan sonraki hayatımız ne kadar hızlı olursa olsun arkadaşlığımızı unutturacak olamaz. (Dikkat et cok ciddi başlıyorum bu yazıya ama laçka bitecek.) Gidenler ve kalanlardan birileri de olsak arkadaşlığımızın evsahibi bu yıllığın ait olduğu kimya mühendisliği olamamıştır hicbir zaman Bölümün soğuk ve sevimsiz duvarlarının arasında sıkılan bizler buzun yine soğuk ama heyecan dolu dünyasında kurduk dostluğumuzu. Eserimiz BST unutulmayacak anılar bırakıyor bize bırakacak ta. Bitmeyen tartışmalarımız bile arkadaşlığımızın en renkli anları. Bu yazı ne kadar uzarsa ben okadar arkadaşlığımız da bitiyormuş gibi hissedeceğim bölümün bitmesiyle. Tamam benimki bitmiyor ama sen ısrarcısın bitirmekte Bitmek bilmeyen tartışmalarımızla, hokeyle ve dostlugumuzla bu sayfaları ileride hepbirlikte karıştırmak dileğiyle derim ki anc yeşil saçlarından sen suçlusun, kırmızı saçlarından da, ee turuncu saçlarından da.. Bu kadar şeyden sen suçlu olamazsın. Bak gene bilemedim kim suçlu. Basgit ,basget. Basket diyorum basket gel oynayalım.:)

EMO: Ne desem; hokey, futbol, paten, yüzme, fotoğraf, organizatör, davul… Hepsi var kızda. Hokey tanıştırdı bizi iyi de etti valla. Azimle çalıştı başardı iyi bir hokeyci ve bizim kaptanımız oldu. Çok iyi şutlar slapshotlar çeker ama bana gol atamaz o ayrı. Beraber milli takıma girip Romanya’da tarih yazacağız (ANC and EMO). Senle beraber yaptığımız o kadar çok eğlenceli şey var ki 2 seneye sığan; paintball oynamalarımız, Eymir’de kaymamız, film seanslarımız, aynı “odayı” paylaşmalarımız, fotoğraf çekimlerimiz, çılgınca dans etmemiz, halı saha maçlarımız, hokey maçlarımız, patenle ODTÜ’yü gezmemiz. ODTÜ bizi patenle kayan iki çılgın kız olarak hatırlayacak eminim. Ve bir şeyden daha eminim bizi bırakı;p Ankara’dan gitmeyeceksin ve kendini unutturamayacaksın. Bir şeyler organize etmeye devam et ve kendine olan güvenini hiç kaybetme. Aşkın EMO

AYSU: Onu üzgünken ya da asık suratla görmek imkansızdır. Ee peki bir insan hiç mi üzgün olmaz ya da asık suratıyla dolanmaz ortalıklarda? Eğer surat asmaya vakti yoksa , 365 gün ve 6 saatini dolu dolu yaşıyorsa mümkündür.Bazen durup durup “ben yaşlandım mı?” “Yaşlandım ben” dediğini duyabilirsiniz. Ama bu beyanatının etkisini iki üç dakikada atlatır. Bu iki üç dakika sonunda karşınıza en ihtiyar haliyle dikilip “şöyle bir şey var yapsak sü;per olmaz mı?” der. Az önce yaşlandım ben diyen Anc’ yi özlersiniz birden çünkü onun en yaşlanmış haline, en genç halinizle yetişemezsiniz. Şimdilerde Anc’yi kime sorsanız onun hokeyci kişiliğinden bahsetmeye başlar. Hokeyci kişiliğinden elbette bahsedilecektir o takımımızın kaptanıdır, “kaptanc” dir. Takıma geldiğinden beri ne antreman kaçırmışlığı vardır, ne işini aksatmışlığı. Takımı toparlamasını en iyi beceren insandır, bu konuda kimse eline su dökemez.Anc’nin kimseye göstermediği zı;pır zı;pır bir ağırbaşlılığı vardır. Mesela; bir yerde otururken bir çoğuna anlatamadığınızdan yandığınız bir şeyi ona anlattığınızda, o sü;per gülümsemesiyle “tamam, ben anladım” der.Zamanını dolu dolu geçiren ve hokeyci Anc nin dışında bir Anc daha vardır benim için. Mesela kırklı yaşlarımda, eve dönüş yolumda, radyolardan herhangi birinde çalan bir şarkıyla, düşünce hızında flashbackler yaşadığım zaman aklıma gelenler arasında Anc’de olacaktır. Çünkü o bir şekilde hayatınıza sızmıştır. Hatırladıklarınız arasında güldüğünüz, derdinizi anlattığınız ya da onun kaprisini çektiğiniz dakikalar vardır. Ama bu hatırladıklarınızın hiç birinden pişman değilsinizdir. İşte bu yüzden “Anc” candır.

ŞEN: Yeşil saçlı. İlk buz hokeyi antrenmanlarından biriydi, patenlerimizi çıkarıyorduk. "Ayse Nazar meraba ben Şentürk, bu fotoşopta afişleri nasıl yapıyorsunuz ben MT ye de geliyorum, sen ilgileniyorsun bu işlerle galiba" dedim, sen de " tutoriallari var, beraber çalışırız" falan dedin. Ha sonra hiç bereber fotoşop calısmadık ama olsun bir sürü şey yaptık. Tamam ödev de yapamadık, ya tamam fotoğraf da basamadık, ama bir suru kavga ettik, etmedik mi. Manyaklar gibi MSN'de de konustuk, insanların arkasından atı;p tuttuk, valla yaptık. Kırmızı saçlı. Fotoşop, rembetico, şampiyonalar, davul, şebnem ferah, deviantart, ninja, üç .. bunlar sadece bazı keywordler, beynime girip ara dediğim zaman listenin basında anc var. Bu arada evet, bir suru de eserimiz var ortak, göz alıcı afişler, kulak tırmalayıcı besteler ve çarpıcı kısa filmler…(lan sana verdiğim heykel duruyordur hala inşallah). Kaleci olmamı da istedin sen çok, hatırın için deniyecem, bakalım nolcak. Turuncu saçlı. Sana da ii gj

IAN: My dear friend ANC is a simply standout person (and not just because she's got the brightest hair and the most flair!!:-) She is funny, genuine and even a pretty darn good buz hokey oyuncu!! I have so many great memories of time spent hanging with my little sister “Ayşe Bacı” it would be impossible to choose just one... thank-you so much for the video, stadium party... and welcoming me into your big heart!! Congratulations and hope to see you soon!!

ISIL : Anço, 4 yıldır gittiğimiz yaptığımız her şeyde birbirimizi bulduk e sonunda da takım olduk.çok fazla kıçımızdan dinleyip birbirimizi yanlış anladık ama buz üstünde birbirimize karşı büyüyen güvenimiz hayatımız kapladı çok yakın arkadaş olduk. Her zamanda arkanda defansın olucam çünkü sen benim vazgeçilmez forvetimsin:)

ÖZLEM: Kendisi takım kaptanımız ve hokeydeki idolüm..buz hokeyindeki kendine has tarzıyla ve mükemmel şutlarıyla takımın en iyi oyuncusu..her zaman kişiliği itibariyle de kaptanlığa cuk oturduğunu düşünmüşümdür. Tanımadan önce gayet tırstığım iki laf etmeye korktuğum hala bile sinirlenince fellik fellik kaçtığım tanıdıktan sora ise çok güvenilir bulduğum zor anlardaki motive edici sözlerini hep hatırlayacağım, içi dışı bir ve düşündüğünü söylemekten kaçınmayan şeker insan..tüm desteğin ve emeğin için teşekkür ederim..

ÖZNUR: Sen belki de bölümde bana en itici gelen insandın ta ki seni tanıyana kadar. Bir gün İngilizce dersinde hocanın Ayça’ya karşı olan düşüncelerini sorduğunda senin içtenlikle anlatman tanınması gerekilen bir kız olduğun hissini verdi bana. Ve seni tanıyınca gördüm ki dışardan görünmeyle kimsenin anlayamayacağı bir karaktere sahipsin. Örneğin garip ama hayatımda gördüğüm en utangaç insansın. Yaptığımız kartopu savaşlarına bakılırsa el göz koordinasyonun sıfır olmasına rağmen çok iyi bir hokeycisin ve bunun nasıl olduğunu çözebilmiş değilim. Design grubumda olmasını istediğim insanlar arasında sen de vardın hem de bunun kararını üçüncü sınıfta vermiştim birbirimize yakın insanlar olmamamıza rağmen. Sonra gördüm ki bu kararda çok haklıymışım. Senin bu kadar disiplinli, azimli ve sorumluluk sahibi biri olduğunu, grup arkadaşı olmadan asla göremezdim Seninle o kadar güzel bir ikili olduk ki, iş hayatında ben sensiz ne yaparım inan bilmiyorum. Bir problemle karşılaştığımda dayanamaz arar sorarım sanırım. Ne, sorun mu var dedim, sorun yok inan. Sorunsuz bi hayat yaşaman dileğiyle.

AZER: O bir milli oyuncu, o bir futbolcu, o bir hokeyci, o bir baterist, o bir ninja, o bir database, o bir g*t, o bir abla o anc. Aslında mezun olmana üzülmüyorum hatta seviniyorum. çünkü senle kıyaslanmaktan bıktım, bir insan bu kadar aktif bu kadar sosyal olamaz beni bütün ortamlara soktun ve çok iyi cevre edindirttin, çoğu zaman tartışsak da en zor zamanlarımda yanımdaydın destek çıktın, mezun oluyor olabilirsin ama Ankara’dan biyere gitmemen gerekiyor çünkü geçmişte olduğu gibi gelecekte de sana ihtiyacım var, destek olacak birine... Bana o iki kelimeyi söylettirme ss...
BURAK(24): Zamanın hızla akı;p geçtiği dünyada hiç unutmaman gereken yıllar arasında olurmuş üniversite yılları. Unutmak istediğin kısımlar illaki olacaktır ama benim unutmamın imkânsız olduğu dönemlerde yerin kazılarla çakılı bilesin… ANC Fun Club kurucusu olarak hayatta karsılaşacağın zorluklara attığın sutlar kadar sert yanıt vereceğinden eminim. Üniversite sonrası yaşamının da çektiğin fotoğraflar kadar güzel kareler içermesi dileğiyle.

GÖZDE: Bundan tam 3 sene önceydi. Birdenbire hayatıma bir gökkuşağı girivermişti. Her gördüğümde o sımsıcak renkleriyle(şimdilik aklıma gelenler sari turuncu kırmızı yeşil...:) ) günümü aydınlatan,enerjisi, neşesi ve gülüşüyle içimi ısıtan bir gökkuşağı..Ayşecik, aşkitom, balım, gülüm, mucurtom ve daha niceleri. Mart senliğiyle başlayan dostluğumuz, 214/10 ve aşiyandaki ev gezmeleri, Side Alanya turları ve hepsinden de önemlisi paylaştıklarımızla güçlendi, kocaman oldu. Aşkitom, simdi mezun oluyorsun, yepyeni bir hayat seni bekliyor ve emin ol ki bu yeni hayatında da msndeki ileti yazılarından yaptıklarını güngün takip edip seninle gurur duyan ve her zaman yanında olacak bir Gözden olacak. Seni çok ama çok seviyorum, mucurto.

YALÇIN: Hayatin damakta bıraktığı eksi tadında gizlidir nefes almanın dayanılmaz hafifliği. Buzla kaplı yeryüzünde kaymadan yürüyebilmektedir belki de. Şarap kırmızısı gecelerden, papatya sarısı sabahlara döndürebilmektir, kimbilir. Belki de küçük küçük fotoğraf kareleridir farkında olmadan çektiğin. Herşeye rağmen gülebilmektir en kocamanından, ağlayabilmektir hıçkıra hıçkıra güvenli omuzlarda. En önemlisi, belki de, sonu olmayan dostluklar biriktirebilmektir. Hep mutlu olman dileğiyle, dostum.

OTCAN: Bazı şeyler, uzaktan hissedilir, çok da tatlı eser. Senin arkadaşlığın böyle birşey işte. Ama yanına gelince de esmeyi sürdürür, hatta kası;p savurur. Bir de şans verilirse dünyayı çok daha güzel yapacağını hissettiğimiz insanlar vardır ya, sen aynı zamanda onlardansın. Ama o şans ne zaman eline geçer bilmiyorum. Olsun. Ayrı bir dünya, ayrı mutluluklar hep seninle birlikte. Zamanın neresinde olursa olsun, apayrı, güzel bir boyut. Senin yolun bu, çok havalı. Saygılar sunarım.

ÇITAK: Nasıl başlasam! İnsan böyle çılgın birini nasıl anlatmaya başlar bilmiyorum. Sık sık değişen saç renkleri (tabi yeşil, kırmızı, turuncu gibi renklerden ibaret), bizi de davet ettiğin hokey maçları, futbol falan geliyor aklıma Ayşe deyince. Seninle özellikle dizayn projeleri sayesinde iyice samimi olduk, hafta sonları bölüm kütü;phanesinde akşamlara kadar çalışmalar falan. çok çalıştık eee bu arada da çok eğlendik tabi:). Benim canım arkadaşım umarım hayatında her şey istediğin gibi olur.
ESRA D.-Aloooo Ayşee nerdesin kızım?-Yaa oğlum şimdi kalktım geliyorum, ok?:) Yaa bu kız tatlı bela! Hiperaktif mi desem, sporcu mu, yoksa cesur mu, inatçı mı, yada 10 parmağında 10 marifet Anc yada yok yok erkek Fatma Anc.. Bu kızda varda var anlayacağınız:) İçten gönülden, neyse odur ağızdan çıkanlar! Birlikte alınan onca ders, bitlikte girilen onca sınav ve sonunda dizayn projeleri... "Yaaa oğluum yaptım! Dün gece 4te uyuyup bitirdim!":) Daha ne anlatılırki bu cadıya dair? Seviyorum seni kızım, iyiki varsın:) Hade sağlıcakla kal saçları gibi hayalleri, düşünceleri, hareketleride bir o kadar renkli ve sevecen arkadaşım...

CANER: Okulun çok tanınan ve sevilen isimlerinden biridir. Değişik renge boyattığı saçlarıyla, sempatik kişiliği ve güler yüzü ile hafızalarda yer edindi. Eğlenceli kişiliği ve sıcakkanlılığıyla her ortamda kendisini sevdirebiliyor. Yaptığı sporlarla da erkeklere taş çıkaran ANC ( ki aslı ANÇ’ dir ) başarılı oyunu ile hokey milli takımına kadar yükselmiştir. Benim rahatlıkla konuştuğum, konuşurken sıkılmadığım, bölümü renklendiren, sevdiğim arkadaşlarımdansın. Sıkıcı lab ortamlarında seninle deney yapmak da ayrıca keyifliydi. Birinci sınıfta, Introduction’da da aynı grupta olmak benim için güzel bir şanstı. Odtü’de asla unutmayacaklarımdan biri olacaksın. Her şeyin gönlünce olması dileğiyle…

EYLÜL: Kız konukevi 103 nolu odanın diğer demirbaşı olarak, hatunun pijamalı, şortlu, donlu halini bildiğimden pek ciddi bi yazı yazamıycam açıkçası. Öyle anc falan da bilmem ben, bildiğiniz “kız ayşe hadi makarna yap, acıktım” cümlesindeki Türk kızı ayşedir kendisi benim için. 4 yıldır uykusunda konuşur, zaman zaman horlar, sınav öncesi heyecandan, bora öncesi hayal kurmaktan uyuyamadığı zamanlar görülmüştür, arada bir konuşurken sinir olduğum hüü;p sesiyle tükürüklerini toplar :), 6 ayda bir teyyaresinin rengini değiştirir (ki yeşil olanla efsanem olmuştur), kapı aralığından şahin k taklidi falan yapar, telefon alarmını duymazsanız bir küfür dalgasıyla panter gibi yatağınıza atlar vs. Hiperaktiftir biraz, bulaşmadığı pek az iş kalmıştır, gaz insandır, rahatsızdır, ama nedense odadan hatun kaçırmak hep bana nasip olmuştur:) 103 saçma bir odadır, Çinlisi, Danimarkalısı, Ukraynalısı, İranlısı, Kokarcalısı:) Abuktur, aynı odada msn.den iletiştiğimiz olmuştur, sabuktur o finale ben papera kasacağımız yerde webcamin karşısına geçip klip çekmişizdir, hatta klipleri 3lemişizdir, ya evde yoksan, cartel, tunuktunuktu:)) Modundaysa klavye tozları ve boşalmış damacanayla bile eğlendirebilir sizi, sü;perdir, aslandır, hadi bir makarna yapsa da yesektir.

EMRE YILMAZ: Genel olarak yazılı iletişime dayanan bir arkadaşlığa not düşmek kolay olmalıydı ama insan yine de zorlanıyor. Çünkü bu kısıtlı alanda "samimiyeti" kaybetmemek, içtenliğine ve doğallığına hep saygı duyduğum bu güzel insanın anılarına "yapmacık" bir söz dahi sokmamak lazım. Bu durumda kısa ve olabildiğince öz konuşmalı:
Benimle ayni yıllarda bu yapıyı paylaştığın için teşekkür ederim. Sen beni 'duyamadığın' için pek 'konuşamadık' ama kurduğumuz 'iletilişimlerde' bana hep bir şeyler kattın. Bu yapaylığın içinde bana umut verdin. Bir daha iletişebilecek miyiz bilmiyorum ama ben bu katkılarını ve -çokça, geldiğimiz o sıcak topraklara bağladığım- o güzel doğallığını ve içtenliğini hep hatırlayacağım. Yıllar hep en iyileri getirsin sana.

BAKARİ: Ayşe, very sociable,friendly girl in the department.With your behaviour you can easily live and be integrated into any society in this universe.Amazing thing is,you participate almost in all kinds of sports,basketball,golf,tennis,swimming,football and now you are in Turkish National Hockey Team,wow!Let's play another tennis match.This time I will,surely,win.The t-shirt you bought for me will always be reminding me of you.Thank you for friendship.I will crazily miss you,girl.Keep in touch.

  • Mood: Joy
  • Listening to: DON'T WORRY BE HAPPY:d
  • Eating: still everything

aralık bülten

Wed Dec 26, 2007, 2:16 AM
neden fotograf yuklemiyorum.... bilmiyorum sanırım useniyorum ama aslında yuklicek bi suru fotogrraf cekiyorum. neyse aralık ayında neler oldu neler bitti kısaca bi bakalım:D
bu arada bu is giderek zevkli oluyo...

* oncelikle okul olarak hala igrenc bir yıl yasadıgımı aralık ayı da hissettirdi. design projesi icin uyumadııgm gunler oldu. nefret ettim
* futbol takımına girmistim zaten ama antrenmanlara falan gidiyoruz iste. super gidiyo valla. herkese tavsiye ediyorum
* hokey takımının kaptanı olmustum ya, onceleri tırssamda bu görevden artık daha rahatım cok takmıyorum aralık ayında daha iyiydi hersey.
* suan hokey takımıyla kamptayız cok eglenceli 9. yurt kogusta kalıyoruz falan beraber yiyip beraber icip afedersiniz beraber isiyoruz:) (kaba olmaya gerek yok).
*2 ocakta macımız var herkeşi bekliyoruzzzzzzz.
2 ocak saat 2 de maç var maaaççç gelin!!!

Yeni yıl yeni yıl yeni yıl sizlere kutlu ve mutlu olsun muuuuuu olsun:D

  • Mood: Joy
  • Listening to: aint no sunshine when she is gone
  • Eating: still everything
  • Drinking: smirnoffffffffffff

kasım bülten****

Fri Nov 16, 2007, 3:19 PM
kasımın benim icin en önemli olayı olan doguumgunumu kutlayan herkese tesekkur etmekle baslıyorum...
ve bu journalı simdiye kadar yazmadım. evet kasım bitiyo öyle yazıyorum neden??
cünkü ayın olayı: SHE IS BACK yani.. biliyodum bigun takımımızın ayusu danası benim biricik forvetim 19 numaralı formanın hakkını veren biricik arkadasım geri donucekti.. bizi yarı yolda bırakamazdı... Döndüüü.. AYSU bugün döndü:D

Diger olaylar
* Futbol Takımına girdim evet. Artık futbolcuyum da:D
* Hayatımın en kötü notunu aldım... Söylemicem utanılası:D
* Artık ögrenci asistanım. Kütü;phaneme herkesi beklerim,
*:iconzevzek:
*****

  • Mood: Joy
  • Listening to: we are the champions:D
  • Eating: everything

kasım bülten

Fri Nov 16, 2007, 3:12 PM


  • Mood: Joy
  • Listening to: alala
  • Eating: everything

eylül bülten

Fri Sep 14, 2007, 12:04 PM
temmuz ayındaki karamsarlıktan sonra agustosta yasadıgım igrenc olaylardan sonra sonunda eylül ayının ilk 2 haftasını mükemmel gecirdim... sonunda tatile de gittim.. fotolarını da sizlerle paylastım... tabi 300 tane foto cekince, biraz fazla paylascak fotom oldu. suanda da mersine gitmek üzere yola cıkıyorum. bi hafta da orada tatil yaptıktan sonra artık derslere vericez kendimizi....
garip bi sekilde cok mutluyum
kapkarayım
sevgi ve ask doluyum
umutluyum
heyecanlıyım
hoscakalın!!

  • Mood: Joy
  • Listening to: alala
  • Eating: everything

Journal History

Site Map